Bugünün dünyasında entelektüel tekniğin işaret ettiği şey şüphesiz ki kitle iletişim araçlarının gelişmişliğidir. Basın, sinema, internet, televizyon… Bunların modern yaşamdaki sosyal gücü çok açık. Fakat günümüz maddi ve siyasi koşullarında bunlar büyük şirketlerin elinde sermayenin kültürel kuvvetleri, sermaye yararına kullanılan manevi baskı araçları konumuna düşürülmüş durumdadır.

Sermayenin, elindeki bütün kültürel araçlarla dünyaya yaydığı bireycilik, hetero-patriarşi, rekabetçilik, savaş, şiddet, eşitsizlik, egoizm gibi değerlerine ve post modern kültürüne karşı, dönüşümünün merkezinde emek güçlerinin yer aldığı modernizmin, dayanışmanın ve toplumsal adaletin YENİ KÜLTÜR’üyle karşı koymak gerekmektedir.

Bu YENİ KÜLTÜR tarihsel/sosyal koşulların dönüşümü için bir itki olacaktır ve olmalıdır da. Her nesilden, kalbi bugünün ritmiyle atan sanatçının (özellikle genç olanların) kaygılarını bir araya getirerek insani gelişime katkı koymalıdır.

Eleştirel bakışla, açık sözlü ve kararlı bir şekilde, kitlesel medyanın rezilliği ve alçaltıcılığıyla mücadele etmek, satılmış kalemlerin yaydığı karanlığı dağıtmak. En önemli görevlerimizden biri işte budur.

Farklılıkları reddeden sermayenin ve faşizmin gericiliğine, kadını ve tarihteki başat rolünü reddeden hetero-patriarşiye, tarihsel olarak ezilenlerin uğradığı şiddete karşı çıkan herkes bizimle olabilir ve olmalıdır.

Yozlaşmış ve canavarlaşmış basının karşısına enerjik ve yaratıcı, insanlığın en üst hedefi olan sosyal adaletin gerçekleşmesi amacını taşıyacak olan bütünlüklü bir güçle çıkmak istiyoruz.

1935 yılında Josep Renau’nun öncülük ettiği deneyimi, aynı isim altında ve aynı amaçla, ancak bu büyük sorumluluğun bilinciyle devralıyoruz.

Sayfalarımızın insanlığın en geniş ilhamına açılmasını istiyoruz. YENİ KÜLTÜR’de beklentimiz ve dileğimiz, olabildiğince güçlü ve beslenme kanallarımızı diri tutacak şekilde fazla eşlik edilmek.

Bu itkiyi başkalarının eline bırakmak ise bize düşen görevi yerine getirmemek olurdu. Çünkü başkalarının bıraktığı yerden devraldığımız işte henüz yapacak çok şeyimiz var.

Şubat 2017